Nazar Nedir?

Kelime anlamı olarak nazar isteyerek bakmak, bakış atmak, fikir, dikkat, düşünme, ve teveccüh etmek (yönelmek) demektir. Bizim anladığımız anlamda ise bir kimsenin karşısındaki nesneye bakarak onu etkilemesi veya onu büyülemesidir. Bu etki yada büyüleme bakışın şekline ve niyetine göre değişir. Sevgi ve muhabbetle gülümseyerek bakan insan karşıdakine pozitif etki yapar. Nefret, yada öfkeyle bakarsa negatif etki yapar.

Ama bizim anladığımız tam manada nazar hasetle (kıskançlıkla) bakmakla meydana gelen etkidir. Buna halk arasında göz değmesi, kem göze gelme denir.

Göz değmesi hak (gerçek)tır. Bunun hak olduğunu  kuranı kerim ve peygamberimizin hadislerinden anlıyoruz.

Kalem suresi 51. ayette cenabı hak peygamberimize haset ederek ona göz değdirmeye çalıştıklarını şöyle haber veriyor. “”Doğrusu inkâr edenler, Kur’an’ı duydukları vakit (sana olan düşmanlıklarından dolayı) neredeyse gözleri ile seni yere serecekler di!” bu ayetten nazarın gerçek olduğunu anlıyoruz. Arap asıllı bir kişi, yemek yemeden iki veya üç gün çadırına çekilir, daha sonra oradan gelip geçen koyun ve deve sürüsüne bakar ve “gördüğüm bu koyun ve  deve sütünden daha güzelini görmedim” derdi. Bunun üzerine o sürü hastalanır veya yere düşerek helâk olurdu. İşte nazar etmede maharetli olan bu kişiye, Peygamberimizi çekemeyen Mekkeli müşrikler, Hz. Peygâmbere  nazar etmesini teklif etmişler, o da bu teklifi kabul etmişti. Allahu Teâlâ da bu ayetleri (el Kalem, 51, 52) ile Resulünü korumuştu (Alüsî,

Ruhul-Meânî, 29/38).

Ayrıca  Yusuf suresinden anladığımız kadarıyla Hz. Yakup Aleyhissel âm, küçük oğlu Bünyamin’i hazırlayıp ağabeyleri ile beraber Mısır’a göndereceği zaman Mısır’da şehre girerken hepsinin bir tek kapıdan değil, muhtelif kapılardan şehre girmelerini onlara emretmişti.
Hz. Yakup Aleyhissel âm’ın böyle davranmasının sebebi şu idi: Çünkü Hz. Yakup Aleyhissel âm, insanların, çocuklarına “nazar” etmelerinden korkuyordu . Zira onlar, çok güzel fizikî yapıya sahip idiler. (ibni kesir tefsiri)

Hadislerde şu şekillerde geçer nazar meselesi.

“Göz değmesi haktır. Eğer kaderi (delip) geçecek bir şey olsaydı, bu, göz değmesi olurdu.” (1) Hz. Aişe (r.a)’den rivayet edilen bir hadiste de Hz. Peygamber (s.a.v)’in, “(Göz değmesinden) Allah’a sığının. Zira göz değmesi haktır.” buyurduğu nakledilmektedir. Yine Sahiheyn ve Ebu Davud’da Ebu Hüreyre (r.a)’tan: “Rasulullah (s.a.v)’in: “Göz değmesi haktır” dediği rivayet edilmiştir.  (Buhari, Tıbb 36, Libas 86; Müslim, Selam 41, (2187); Ebu Davud, Tıbb 15, (3879)

Esma bint Umeys (r.a)’den rivayet edildiğine göre kendisi: “Ya Resulullah! Cafer’in oğullarına cidden nazar değiyor, ben onlar için şifa dileğiyle okutturayım mı?” demiş. Resulu Ekrem (s.a.s) de: “Evet, lakin kader ile yarışan bir şey olsaydı nazar değme işi onu geçerdi” buyurmuştur (İbn Mace, Tıb, 33; Muvatta, Ayn, 3).

Bir başka hadisi şerifte peyagamberimiz “ nazar deveyi kazana insanı mezara koyar” buyurmuştur. (hadislerle İslam akaidi)

Bu gün nazar hadisesini, yakın tarihe kadar inkar etmekte olan pozitif bilimde (bioenerji kavramının ortaya çıkmasıyla) kabul etmekte fakat nasıl olduğunu bilimsel olarak tam açıklayamamaktadır. Nazar değmesinin bilimsel adı “psikokinezi” dir.

Nazar insanların pek üzerinde durmadığı bir mevzudur. Sebebi belli olmayan ölümlerin, tedavi edilemeyen bir kısım hastalıkların, bir çok cin tasallutunun arkasındaki sebep hep nazardır. Bunun farkında olmayan ve kendisine nazar değen insanların bir çoğu  başka sebepler aramaktadırlar. Kimi kendine büyü yapıldığını düşünür, kimide cin musallat olduğunu. Bir çoklarıda hemen psikoloklara başvurur. Oysa bu günkü hastalıkların %50 sebebi nazardandır demek hiçde abartılı değildir. Evet baş ağrısı vardır ama sebep ne? Adam kaza yapmıştır ama kazanın arkasındaki sebep ne? Çocuk ansızın hastalanmıştır ama arkasındaki sebep ne? Nazar demek pek fazla kimsenin aklına gelmez. Kendisine sihir-büyü yapıldığını, cin musallat olduğunu söyleyen yada değişik hastalıklardan yıllarca muzdarip olup tedavi olamamış bir çok insan gördüm. Onlar tedaviyi çok pahalı şeylerde, çok gizli usullerde ararlarken bir dua ile tedavi ettiğim yüzlerce insan var.

Cabir (r.a.)dan: Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu;
“Nazar insanı kabre sokar. Deveyi de kazan’a sokar (EbuNaim)
Cabir (r.a.)dan: Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu; “ALLAH’ın kaza ve kaderinden sonra ümmetimden ölenlerin ekserisi nazardandır.” (Buhari)
Hocalık yapan insanlara tavsiyem. Kendilerine teşhisi zor olan bir hasta getirdikleri zaman yada kendilerine bir hasta geldiği zaman ilk adım olarak bir hafta kadar nazar tedavisi uygulasınlar.

Share Button

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir