Sara Hastalığı

Sara, yada tıptaki adıyla epilepsi.

Nöbetle kendini belli eden bu hastalık hakkında yazıya başlamadan önce şu kısa röportajı alıntılamak istiyorum.

 

SAĞLIK SÖYLEŞİ
Röportaj: İlknur Halil

Doktor: Hüseyin MACIR

SARA (EPİLEPSİ) HASTALIĞI

“….Aşırı stres, uykusuzluk, aşırı yorgunluk, aşırı sıcak ortam ve hastayı üzecek ciddi bir olay da epilepsi nöbetine sebep teşkil edebilir.”
İ.H. – Sayın Hüseyin Macır Bekir, Epilepsi (Sara) hastalığı nedir, bize kısaca bilgi verir misiniz?

H.M.B. – Epilepsi (=Sara) merkezi sinir sistemi, yani beyin ile ilgili bir hastalıktır. Beyin fonksiyonlarının kısa bir süre devre dışı kalması, şuur kaybı, hastanın yere düşmesi, istemsiz bir takım hareketler (bilhassa kasılmalar) ve ağızdan köpük gelmesi ile kendini gösteren bir klinik tablodur.

İ.H. – Hangi durumlar epilepsiye yol açabilir?

H.M.B. – Epilepsiye neden olan sebepler:

a) a) Çocukluk yaşında ateşli hastalıklar sonucu oluşan havaleler.
b) Beyin travması dediğimiz iş, trafik kazası veya darp sonucu kafanın zedelenmesi ile beyinde hasar oluşabilir bu da epilepsi sebebi olabilir. -Beyin tümörleri

c) Bir de sebebi bilinmeyen idiyopatik grup dediğimiz var.

 

Bir başka kaynakta da sara şöyle açıklanıyor.

“Epilepsi nöbet halinde kendini belirten bir hastalıktır. Nöbetler, beyindeki elektriksel dengenin aniden geçici olarak bozulmasıyla meydana gelir. Nöbetlerin şekli kişiden kişiye değişir. Bazıları yere düşüp kollarıyla ve bacaklarıyla çırpınarak bunu belli ederler. Bazıları diğeri ise, vücutlarında tuhaf karıncalanmalar hisseder, garip sesler duyar veya kısa bir süre için etraflarına dik dik bakarlar.”

 

Tabi bunlar saranın bilimsel olarak yapılmış açıklamaları.

Biz burada röportajdaki “Hangi durumlar epilepsiye yol açabilir? “ sorusuna cevap olarak verilen üçüncü seçenek olan (“Bir de sebebi bilinmeyen idiyopatik grup dediğimiz var”) açıklaması üzeride duracağız.

Nazar bölümünde, beynin vücudu elektromanyetik dalgalar yayarak yönettiğini söylemiştik. Beyinde elektriksel dengenin bozulmasıyla felç yada sara hastalığı ortaya çıkar. Eğer  sistem tamamen bozulmuş ise felç, sistemin dengesinde geçici bir bozulma varsa bu durumda sara ortaya çıkar. Bu bozulmanın tıbbi açıklaması olan sebepleri olduğu gibi, tıbbın  açıklayamadığı bir takım sebepler de vardır.

Cinler, nazar, büyü gibi para psikolojik olarak tanımlanan şeylerde beyindeki elektromanyetik dengeyi etkilerler. İşte tıbbın açıklayamadığı sebep budur. Tıbbi olmayan bu derdin tıpta çaresi olması da düşünülemez. Bunun çaresi dua  ve ibadetlerdir.

TEDAVİSİ:

1-      hastaya ve bir bardak suya 40 fatiha ve bir yasini şerif okunur. Her fatihanın sonunda  Yasini şerifteki her mübinde hastaya ve suya “yâ şâfi hu” diye nefes edilir.ayrıca yasini şerif okunurken selâmün kavlen ayetine gelince 818 defa tekrar edilir. Her 100. de hastanın bir tarafına (ön, sağ, üst, sol, atka, alt) nefes edilir. Kalan 118 tanede okunup hastanın ağzının içine nefes edilip yutması söylenir. Sonra sure tamamlanır. 7 defada şifa ayetleri okunup hastaya ve suya üflenir. Hasta bu sudan 7 gün içer.

2-      Hayatul hayavan isimli kitapta sara ile alakalı şu tavsiyeler var. Horozun karnındaki beyaz taşlık alınıp kurutulduktan sonra hastanın boynuna takılırsa sara ve deliliğe iyi gelir. Ayrıca tavuğun kursağından çıkan taş saralı bir kimsenin boynuna asılırsa şifa bulur.

3-      Yine aynı eserde, tilkinin ödü, sarası tutup yatmakta olan bir kimsenin burnuna üfürülse daimi olarak hastalığı geçer der.

4-      Sara nöbeti esnasında hastaya 11 defa ayet el kürsü okunup üflenirse nöbetten çabuk çıkar.

5-  يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْإِنسِ إِنِ اسْتَطَعْتُمْ أَن تَنفُذُوا مِنْ أَقْطَارِ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ فَانفُذُوا لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَانٍ فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَان بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ

 قُلْ أُوحِيَ إِلَيَّ أَنَّهُ اسْتَمَعَ نَفَرٌ مِّنَ الْجِنِّ فَقَالُوا إِنَّا سَمِعْنَا قُرْآنًا عَجَبًا

يَهْدِي إِلَى الرُّشْدِ فَآمَنَّا بِهِ وَلَن نُّشْرِكَ بِرَبِّنَا أَحَدًا

وَأَنَّهُ تَعَالَى جَدُّ رَبِّنَا مَا اتَّخَذَ صَاحِبَةً وَلَا وَلَدًا

وَأَنَّهُ كَانَ يَقُولُ سَفِيهُنَا عَلَى اللَّهِ شَطَطًا

Bu ayetler yazılıp hastanın üstünde taşıması sağlanırsa bu illetten çabuk kurtulur.

6-      Sure-i Mü’minûn’un son üç ayeti de sar’alının veya cinli herhangi bir hastanın cinninin helaki hususunda çok te’sirlidir. Hastaya bir saat tekrar, tekrar bu ayetler okunur ve biiznillah Cin helak olur. Abdullah b. Mesud (r.a.) saralı bir hastaya bu ayetleri okudu. Hasta kendine geldi. Efendimiz (s.a.v.) ne okudun diye sorunca Sure-i Mü’minûn’un son ayetlerini diye cevap verdi. Efendimiz (s.a.v.), “Bir insan şüphesiz inanarak bu ayetleri bir dağa okusa dağ parçalanır” buyurdu

 

 

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>