Havas İlmi

Havas ilmi nedir?

Önce, havas ne demektir? Sorusunun cevabını verelim.

Havas kelimesi, Arapça bir kelimedir. Anlamı, özel olan demektir. Türkçemizde de  kullanılan  “hususi” yada “hâs” kelimelerinden türemiştir.

O zaman, havas ilmi demek, özel ve hususi ilim demektir.   Bu ilmin ıstılahı (terim dili) olarak, havas ilminin tam bir tarifini yapacak olursak, havas ilmi demek “hususi kişiler tarafından bilinip uygulanabilen, hususi bilgi ve metotlar” demektir.

Ama maalesef, artık bu tanım geçerliliğini yitirmiştir. Çünkü havas, ilim olarak ortada durmaktadır. Özel bilgiler olmaktan çıkmış, herkesin öğrenebileceği hale gelmiştir. Uygulayıcı olarak da, “havas” özelliği olan çok az uygulayıcı kalmıştır.

Aslına bakarsanız uygulayıcısı çoktur. Ama, insanların gittikleri hoca!lar ehli havas kişiler değildir.

Peki, kimler ehli havas (havas ehli) dir?

Havas ehli, kısaca şu 2 maddeye sahip olan kimsedir.

1-      Haram helallere dikkat eden, şüpheli şeylerden bile uzak duran, ibadetlerini eksiksiz yerine getiren,  farzlarla beraber nafileler de yapan muttakilerle ( Yani Allah her şeyden çok sevip, hakkıyla korkanlar), Dünya hırsından uzaklaşmış olan zahit lerdir.

2-      Yukarıdaki  maddelere sahip olduktan sonra, ehil birinden icazet (el-onay) alanlardır.

Havas ilmi, dua ilmidir. Duanın hemen kabul görmesi için, kulun günahlardan arınması lazımdır.  Günaha dalanlar, Allah ın emrettiği ibadetleri yapmayarak ona asi olanlar, dünya peşinde koşan insanların her hal ve hareketleri Allah ile aralarında perde oluşturur.

Böyle insanların edecekleri dualar,  ekseriyetle günahlarına kefaret olarak sayılır (bkz. Ramuzel ehadis). Yani, her dua ettikçe bir günahı affolunur.  Faydası sadece kendinedir. Oda istediği verilmek suretiyle değil, Allahın verdiğini almak suretiyle olur.

Ahreti unutup dünya ya dalanların Halide böyledir.

Şimdi herkese şu soruyu soruyorum. Allah ı sevip, ondan korkuyormusun? Cevabımız  elbette “EVET” tir.  Bu soruya, birde şu hadisi şerifi öğrendikten sonra cevap verelim. Hadisi şerif, münebbihat isimli kitabın 3 lü hadisler bahsinde geçiyor.

Peygamberimiz buyuruyor ki: “Gerçek sevginin üç özelliği vardır. 1- sevdiğinin sözünü diğer tüm sözlerden üstün tutarsın. 2- sevdiğinle beraber oturmayı herkesle beraber oturmaktan üstün tutarsın. 3- sevdiğinin rızasını her şeyden üstün tutarsın”.

Bir adam düşününki,

1-      Allahın sözü olan kurana, bir gazete yada dergi kadar, veyahut bir roman, hikaye kadar değer vermemişse.

2-      Allah günde 5 defa, ezanla, namaz için huzuruna çağırmış, ama adam Allah ın huzuruna gitmemişse. Üstelik lüzumsuz yerlerde oturup duruyorsa.

3-      Nefsinin, şeytanın, ailesinin istek ve ihtiyaçları için çalışmış ve Allah ın rızasını hesap etmemişse.

4-      Velhasıl, Allah la, Allah için yaptığı şeyler, dünyada, dünya için, nefsi için, şeytan için, zevk sefa ve ihtiyaçlar içn yaptıklarının gerisinde kalmışsa

BU ADAM ALLAH I  HAKKIYLA SEVDİĞİNİ VE ONDAN KORKTUĞUNU NASIL İDDİA EDEBİLİR?  Bu adam, duada isteklerinin verilmesini nasıl ve ne yüzle bekler? Ve, böyle bir adam nasıl havas ehli olur?

Ama, Allah o kadar cömertki, bizim bunca nankörlük ve günahlarımıza rağmen, ihtiyaçlarımızı  biz istemeden veriyor. Rızkımızı kesmiyor. Ve, biz hala nankörlüğe devam ediyoruz.

 

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>