Esnemek ve Hapşırmakla Alakalı (alıntı)

ESNEMEK VE HAPŞIRMAK İLE ALAKALI KISA BİR NOT:

Bir gün hocalarımdan birinin yanında hapşırdım. Hocam bir müddet yüzüme tuhaf tuhaf baktı ve “neden hapşırınca el hamdü lillah  demedin?” diye sordu. Ben cevap vermedim. O zaman şu açıklamayı yaptı.

 

Peygamberimiz bir hadisi şeriflerinde “esnemek şeytandan, hapşırmak ise rahmandan kaynaklanır” buyurmuşlar.  Bunun bir çok açıklaması ve hikmeti vardır. Fakat havas alimleri konuyu şöyle değerlendirmişlerdir.

 

Şeytanın insanın içine girebildiği üzerinde ittifak edilen bir gerçektir. Buradaki şeytandan maksat süfli olan cinlerdir. İnsan vücudunda şeytanın girmesi için bir çok kapı olmakla beraber en çok kullandığı kapılar ağız ve burun yollarıdır. Çünkü bu iki kapıdan vücudun her yerine yol vardır. İnsan vücuduna girmeye çalışan şeytan insanın yanına gelir ve ağzını açması için çalışır. Bunu nasıl yaptığı bilinemez. (Zaten günümüzde tıp ilmide esneme ve gerinmenin sebeplerini tam olarak açıklayamamaktadırlar). Fakat bunu yapmak için insanın en zayıf olduğu anları seçer. Bir insan üç yerde çok esner.

 

1-      Uykusu gelince.

2-

3-      Acıkınca

4-

5-      Nazar değince

 

Her üç zamanda insanın bedenen ve ruhen zayıfladığı zamanlardır. Bedenen ve ruhen gücü azalmış olan insanı şeytanın etkilemesi çok kolaydır. Şeytanın insanın içine girememesi için ağzını kapatması ve  besmele yada salavat okumaya çalışması lazımdır. Ağzı kapatmak hemde görgü kuralları açısından önemlidir.

 

Hapşırmaya gelince:

 

Bunu havas alimleri şöyle izah etmişler. İnsan bedeninde bulunan melekut yada ulvi varlıklar insan bedenindeki şeytanı kovarlar. Şeytanın çıkması için bedenin olanca gücünü sarf etmesi gerekir ki hapşırmak bu durumların en güçlüsüdür. Öyleki bir insanın hapşırması esnasında vücut, o insan gözlerini açık tutsa gözler yuvasından çıkacak kadar basınç uygular. Bu basınca dayanamayan şeytan giriş yolundan geri dışarı atılmış olur. Bu durum insanın Allah’a hamd ve şükür etmesi gereken bir durumdur.

 

Sahabeden biri peygamberimizin yanında hapşırmış. Hamd etmeyince peygamberimiz tarafından ikaz edilmiştir. Peki hamd ve şükür edilmese ne olur?

 

İnsan bedeninden çıkan şeytan (kötü cin) kendisine yeni bir yuva aramaya başlar. Eğer hapşıran el hamdü  lillah demezse oraya geri döner. Fakat derse kendine başka bir yuva arayışı içine girer. Çevrede başka insan varsa onlara yönelir. Onların bu tasalluttan kurtulması için “yerhamükellah” demesi yada başka bir duada bulunması gerekir. O kapının da kapalı olduğunu gören şeytan son bir umutla eski kapıya gider. Eğer oradan bir tepki ile karşılaşmazsa oraya girer. Yok o “yehdiyna ve yehdiykümüllah”  derse hem kendisi hemde karşıdaki için dua etmiş olur ve orda kendisine yer olmadığını gören şeytan oradan uzaklaşır.

 

Günümüzde hapşırana çok yaşa denir. Bu ne dini nede milli bir anlam taşımamaktadır. Bu sadece bir iyi dilek ifadesidir. O kadar.

Share Button

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir